Bidder - Tıp  Bilimleri Dergisi Yıl 2010 Sayı 2

Bidder Tıp Bilimleri Dergisi

 

2010 • Cilt: 2 • Sayı: 2 • 9-14

 

 

YARA İYİLEŞMESİNDE OSMİN-HESPERİDİNİN LOKAL

ETKİLERİ

 

EFFECTS OF DIOSMIN-HESPERIDIN ON LOCAL WOUND HEALING

 

 

Deniz GÜLHAN1, Serdar KURU1, Arif Hakan DEMİREL1, Yusuf Akif AKGÜN1, Mutlu BARLAS1, Sibel KILIÇOĞLU2, Muzaffer ÇAYDERE3, Salih CELEPLİ1, Bülent KILIÇOĞLU1

 

 

ARAŞTIRMA                                                           RESEARCH

 


 

ÖZET

 

Amaç: Yara iyileşmesi, yaralanma andan itibaren başlayan, bir çok meka- nizmanın etkili olduğu aktif dinamik bir süreçtir. Bu çalışmada amaç, bir flavanoid olan Diosmin-Hesperidin  yara iyileşmesi üzerindeki muhtemel yarar ekilerinin araştırılmasıdır.

Gereç ve Yöntemler: Deneyde her grupda 10 rat olmak toplam 3 grup kul- lanıldı, Sadece insizyon yapılan kontrol grubu Grup I, insizyon sonrası cold krem uygulaması yapılan Grup II ve insizyon sonrası oluşan yaraya Diosmin- Hesperidin uygulanması yapılan Grup III olarak planlandı. Alınan doku ör- nekleri histopatolojik ve mikrobiyolojik olarak incelendi ve skorlama yapıla- rak istatistiksel olarak değerlendirildi.

Bulgular: Yara iyileşme skorlamasında Grup I, Grup II ve III ile karşılaştıl- dığında istatistiksel olarak anlam fark bulundu (p<0,05). Grup II ve Grup III karşılaştıldığında 19.gün ile 21.günlerdeki değerlendirmeler  dışında kalan tüm izlem zamanlarında yara iyileşme skorları yönünden istatistiksel olarak anlam farklılık bulundu (p<0,05). Mikrobiyolojik incelemede grup- lar arası farklılık anlam değildi. Histopatolojik değerlendirilmede ise Grup II ve Grup III, kontrol grubuna göre  istatistiksel olarak anlam fark tespit edilirken, Grup II ile Grup III arasında anlambir fark gölmedi.

Sonuç: Yara iyileşmesi üzerine diosmin-hesperidinin  olumlu etkisi olduğu fakat bu etkinin cold krem uygulamasından anlam olarak üstün olmadığı görüldü.

Anahtar kelimeler: Yara iyileşmesi, diosmin, hesperidin


 

ABSTRACT

 

Aim: Wound healing is a dynamic process which begins at the moment of in- jury and effected by many mechanisms. The aim of this study is to investigate the possible beneficial effects of diosmin-hesperidin which is a flavanoid.

Material and Methods: There were 3 groups in the experiment each com- posed of 10 rats. The groups were planned as; Group I  is the control which only the incision performed, group II cold cream applied after the incision and group III is the diosmin- hesperidin performed on the wound after the incision. The histopathologic  and  microbiologic examinations  were per- formed on the tissue samples, scored and statistically evaluated.

Results: The comparision of the wound healing criteria of the group I with the group II and III showed a significant difference (p<0,05). Except the ob- servation time of 19th and 21st days, wound healing scoring of all the re- maining observations in contrast between group I and II showed significant difference statistically (p<0,05). The microbiological observations showed no significant difference between the groups. While the statistical analyses of histopathological observations were significant between the control and the other two groups, there were no difference between the group II and III.

Conclusion: Diosmin-hesperidin application has a positive effect. We dem- onstrated positive effects Diomin-Hesperidin on wound healing.

Key words: Wound healing, diosmin, hesperidin

 

GİRİŞ

 

Yara iyileşme süreci yaralanma andan  itibaren blayan, nler, aylar hatta yıllar sürebilen birbirinin içine geçmiş, karmaşık bir takım etkiler ile birbirini iz- leyen sınırlarını tam olarak çizmenin mümkün olma- dığı aktif dinamik bir süreçtir (1-3). Bu sürte yer alan fazlardan birinde gecikme veya olumsuzluk cerrahide


 

hala bir problem olarak önemini koruyan yaranın ık kalma veya iyileşmenin uzama ile sonuçlar. Bu nedenle topikal ve sistemik olarak kullanılan ajanlarda hedef; yara iyileşmesinde rol alan faktörleri (inflama- tuvahücreler, trombositler,  medyatörler, hücre  dışı matriks v.b.) etkileyerek bu süreci kısaltıp ideal skar olumunu sağlamaktır (4).


 

Geliş Tarihi/Received: 24/02/201Kabul Tarihi/Accepted: 05/04/2010

 

İletişim:

 

Yrd. Doç. Dr. Sibel Serin Kılıçoğlu

Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji AB. Dalı Posta kodu: 06400

Tel: 03122044201    e-mail: sibelserin2005@yahoo.com

1)   Ankara Eğitm ve Araştırma Hastanesi II. Cerrahi Kliniği

2)   Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji AB. Dalı

3)   Ankara Eğitm ve Araştırma Hastanesi Patoloji Kliniği

 

 

Diosmin-Hesperidin, doğada bulunan bir bitkinin flavanoid ekstrelerinin safltılma ile elde edilir. Bu flavanoidler citrus ailesinden rutaceae aurantie ad bir bitkiden elde edilmektedir. Hesperidin  Diosmininin aktivitesini arttırır ve yara iyleşmesindeki etki meka- nizması; enflamatuamediatörlere  karşı koyarak ve kan viskozitesi üzerine olumlu etkileriyle mikrosirkü- lasyonu koruyarak yara iyileşmesini arttırmak, vez tonusu arttırmak, lenfatik drena arttırmak olarak sı- ralanabilir.

Bu çalışmada deneysel insizyonel yara modelinde topikal olarak uygulanan disomin-hesperidinin (%10) yara iyileşmesi üzerine etkisini inceleyerek, hastalarda kullanılabilir olup olmadığını artırmayı amaçladık.

GEREÇ VE YÖNTEMLER Deney Hayvanları:

 

Çalışmada ağırlıkları 180–200 gram aranda de- ğişen 30 Adet Wistar Albino dişi rat kullanıldı. Ratlar

25 °C de 12 saat ndüz, 12 saat gece periyotlarında standart  rat yemi ve normal  içme suyu ile beslendi. Hayvanlar rasgele 3 gruba ayrılarak fark kafeslere ko- nularak numaralanldı. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurul onayı andı.

 

Deri Defekti Modeli:

 

Deney hayvanlarının anestezisi intramuskuler yol- dan verilen 0.2 ml/kg Xylazin Hydrochlorid ve 5 ml/kg dozundaki Ketamin Hidroklorur karışımı ile sağlandı.

Çalışmada, ratların rt tüyler tıraş bıçağı ile cilde hasar vermemeye özen gösterilerek tırlan ve povi- don iodin ile temizlendi. Sırt orta kesimlerine 11 nu- mara  bisturiyle 1 santimetrekarelialan çıkartılarak tam kat kanlıkta deri defekti olturuldu.

Hayvanların tamandaki yaralar % 0.9 NaCl so- lüsyonu ile temizlendikten sonra hayvanlar üç gruba ayrıldı.

1. Grup: İnsizyonel yara olturularak,  her  gün düzenli olarak %0,9 NaCl solüsyonu ile temizlendi. (Kontrol grubu)

2. Grup: İnsizyonel yara olturularak, her gün dü- zenli olarak %0,9 NaCl solüsyonu ile temizlendikten sonra cold krem uygulandı. (Cold krem grubu)

3. Grup: İnsizyonel yara olturularak, her gün dü- zenli olarak %0,9 NaCl solüsyonu ile temizlendikten sonra % 10luk disomin-hesperidinin  emülsiyonu uy- gulandı. (Disomin-Hesperidin grubu).

Tüm hayvanlara her gün düzenli olarak yara pan-

suma yapıldı. Disomin-hesperidinli(%10) krem 90


 

gram Cold krem (Cerae albae 18 gram, Olei Amygda- lanum 61 gram, Boracis 1 gram, Aque rosae 20 gram, Olei rosae 0,01 gram) ve 10 gram disomin-hesperidinin karışımı ile hazırlandı.

Cerrahi lemi takiben ilk nden itibaren oltu- rulan tüm yaralarda iyileşmenin seyri, ratların tespiti sağlandıktan sonra, 0,3,5,7,9,11, 13, 15, 17,19 ve 21. günlerde asetat kağıdına çizilerek Walker formülü kul- lanılarak hesaplan (5).

Cerrahi  lemi takiben  7. nde  yara kültürlere anarak Ankara Eğitim ve Artırma Hastanesi Mik- robiyoloji kliniğine mikrobiyolojik inceleme için gön- derildi. 21. gün tüm hayvanlar sakrifiye edilerek rt kımlarından insizyon hattını içerek şekilde 5x3 cm boyutlarında tam kat deri çıkarılarak histopatolojik in- celemeye andı.

Histopatolojik  takip:  Işık  mikroskobik  inceleme için dokular 10% nötral formalinde 2 gün tespit edil- di. Yıkandıktan sonra artan konsantrasyonda alkoller- le dehidrate edildi. Ksilolde şeffaflanrılarak parafine gömüldü. Leica RM 2125 RT ile 5 µmlik kesitler ana- rak hematoksilen eosin ile boyan ve Olympus BX-51 ile değerlendirildi.

 

İstatistiksel Analiz:

 

Verilerin  analizi  SPSS for  Windows  11.5 paket progranda  yapıldı. Sürekli değkenlerin dağılımı- nın normale uygun olup olmadığı Shapiro Wilk testi ile artıldı.  Tamlayıcı istatistikler  ortanca  (25.-

75.) yüzdelik olarak gösterildi. Gruplar aranda yara iyileşme skorları yönünden farkın önemliliği Kruskal Wallis testi ile değerlendirildi. Kruskal Wallis test is- tatistiği sonucundanlam farkın görülmesi halinde çoklu karşıltırma testi kullanılarak farka neden olan gruplar belirlendi. Gruplar içerisinde izlem zamanları aranda yara iyileşme skorlarındaki değişimin önem- liliği Wilcoxon İşaret testi ile değerlendirildi. p<0,05 için sonuçlar istatistiksel olarak anlam kabul edildi.

 

BULGULAR

 

Yara iyileşme skorlarının değerlendirilmesi:

 

Kontrol grubu içerisinde tüm izlem zamanları aranda yara iyileşme skorları yönünden istatistiksel olarak anlam farklılık bulunuyor (p<0,01). İzlem sü- resi artkça yara iyileşmesi de artıyor. Cold krem ve Diosmin-hesperidin gruplarında ise sadece 19.gün ile

21.günler arandaki fark har geriye kalan tüm izlem zamanları aranda yara iyileşme skorları yönünden is- tatistiksel olarak anlam farklılık bulunuyor (p<0,01).


 


 

İzlem süresi artkça yara iyileşmesi de artıyor.(Şekil 1) (Tablo 1)

 

Mikrobiyolojik Değerlendirme:

 

Postoperatif 7. nde  tüm  hayvanların rtından mikrobiyolojik inceleme için yara kültürü andı. Mik- robiyolojik inceleme sonuçları ından gruplar ara- sında istatistiksel bir fark gözlenmedi.


 

Histopatolojik Değerlendirme:

 

Postoperatif  21.  gün  ratlar  sakrifiyedildikten sonra anan tam kat deri örneklerinin parafin blok- lar hazırlanarak yapılan histopatolojik incelemesinde makroskopik olarak yara yüzeyinin kapanmış, fibrozi- sin belirginleşmiş, granülasyon dokusuyla konjesyone damarların tamamen ortadan kalkmış olma ve ülser mevcudiyetinin olmama yara iyileşmesi olarak kabul edildi.


 

  

Tablo 1- Günlere Göre Yara İyileşme Skorları

 

Günler

Kontrol

Grup I

Cold Krem

Grup II

Diosmin-Hesperidin

Grup III

p

3.Gün

8,5 (7,0-11,0)

7,0 (5,7-8,0)

6,5 (5,0-7,2)

0,015

5.Gün

32,5 (27,5-42,5)

45,0 (44,0-47,0)

34,5 (29,7-38,2)

0,009

7.Gün

53,0 (32,2-62,2)

65,5 (55,7-67,7)

59,5 (53,5-63,0)

0,065

9.Gün

68,5 (49,7-73,5)

82,5 (78,7-85,2) #

76,0 (71,5-83,0) #

<0,001

11.Gün

76,5 (74,0-80,0)

90,5 (88,7-92,2)

83,5 (79,7-93,5) $

<0,001

13.Gün

83,5 (77,7-89,2)

97,0 (94,0-97,2)

95,0 (91,5-97,2)

<0,001

15.Gün

90,5 (86,0-95,0)

99,0 (97,7-99,0)

98,0 (95,2-99,0)

<0,001

17.Gün

94,0 (90,7-97,5)

100 (99,0-100)

99,0 (98,7-100) $

<0,001

19.Gün

96,5 (93,7-100)

100 (100-100)

100 (100-100)

<0,001

21.Gün

98,5 (95,5-100)

100 (100-100)

100 (100-100)

0,003

Kontrol grubu ile Cold Krem grubu arandaki fark istatistiksel olarak anlam (p<0,001).

Kontrol grubu ile Diosmin-hesperidin grubu arandaki fark istatistiksel olarak anlam (p<0,001).

Cold Krem grubu ile Diosmin-hesperidin grubu arandaki fark istatistiksel olarak anlam (p<0,001).

# Cold Krem grubu ile Diosmin-hesperidin grubu arandaki fark istatistiksel olarak anlam (p<0,01).

$ Cold Krem grubu ile Diosmin-hesperidin grubu arandaki fark istatistiksel olarak anlam (p<0,05).

 

Şekil 1- Günlere Göre Yara İyileşme Skorları


 


 

Yapılan incelemede, kontrol  grubunda  5 raha- r diğer 5inde yüzeyin tamamen kapanğı, belirgin fibrozisin mevcut olduğu ve granülasyon dokusunun tamamen ortadan kalktığı gözlendi.  Cold krem gru- bunda ise tüm ratlarda yüzeyin kapanmış olduğu ve belirgin fibrozisin mevcut olduğu görüldü. 5 ratta gra- nülasyon dokusu gözlenmezken, diğer 5inde altta hala granülasyon dokusu ve konjesyone damarlar ile infla- matuvar hücrelerin mevcut olduğu gözlendi. Diosmin- hesperidin   grubunda ise tüm ratlarda yüzey tamamen kapanmıştı. Bu grupta 7 ratta belirgin fibrozis varken, diğer 3 ratın 2 sinde dermiste 1inde subepitelial fib- rosiz mevcuttu. 3 ratta  granülasyon dokusgözlen- mezken, diğer 7sinde altta hala granülasyon dokusu ve konjesyone damarlar ile inflamatuvar hücrelerin mev- cut olduğu gözlendi.

Histopatolojik inceleme bulguları istatistiksel ola- rak karşıltıldığında fibrozis açından gruplar açı- sından anlam fark saptanmadı (p>0,05). Granülasyon ve ülser  mevcudiyeti ından  değerlendirildiğinde kontrol,  cold  krem  ve diosmin-hesperidin  grupları aranda  istatistiksel olarak anlamlı  fark bulunduğu (p<0,05) ancak cold krem ve diosmin-hesperidin  ara- sında anlam fark bulunmadığı  gözlendi (p>0,05). Konjesyon açından gruplar değerlendirildiğinde ise kontrol  ve diosmin-hesperidin  grupları  aranda  is- tatistiksel olarak anlam fark bulunduğu (p<0,05) ancak kontrol ile cold krem ve cold krem ile diosmin- hesperidin  aranda  anlamlı  fark olmadığı görüldü. Kontrol grubu cold krem grubu ile karşıltıldığın- da, kontrol  grubunda  granülasyon dokusunun  daha az olduğu ve ülserin daha fazla olduğu gözlendi. Bu istatistiksel olarak anlamlıydı. Fibrozis ından de- ğerlendirildiğinde  2 grup  aranda  anlamlı  farklılık yoktu. Cold krem grubunda konjesyone damarlar daha belirgin olsa da bu istatistiksel olarak anlam değildi. Kontrol grubu diosmin-hesperidin  grubuyla karşılaş- tıldığında kontrol grubunda granülasyon dokusunun daha az olduğu ve ülserin daha fazla olduğu gözlendi. Bu istatistiksel olarak anlamlıydı. Fibrozis ından değerlendirildiğinde 2 grup aranda anlam farklılık yoktu. Diosmin-hesperidin  grubunda konjesyone da- marlar daha belirgindi ve bu istatistiksel olarak anlam- lıydı. Cold krem grubuyla diosmin-hesperidin  grubu karşıltıldığında ise, fibrozis, granülasyon, ülser ve konjesyon ından anlam farklılık olmadı, diosmin- hesperidin grubunda granülasyon dokusunun ve kon- jesyone damarların  daha belirgin olduğu ve bu bul- guların istatistiksel olarak anlam olmadığı görüldü. (p>0,05)


 

TARTIŞMA

 

İyileşen bir yara tıpkı bir organda olduğu gibi son derece kompleks ve dinamik bir dokudur. Normal bir yara iyileşmesi, hemostatik inflamatuvar faz - prolife- ratif, sellüler faz ile olgunlaşma ve yeniden yapılanma (remodeling) fazlarını içerir. Bu fazlardan herhangi bi- rinde oluşacak gecikme veya olumsuzluk yaranın ka- panmama ve iyileşmede gecikme ile sonuçlanır (6).

Yara ayrılma ve yara iyileşmesinin gecikmesi cerrahide ciddi bir problem olarak hala önemini ko- rumaktadır. Bu nedenle çeşitli klinisyenler tarafından topikal ve sistemik olarak bir çok ajan kullanılmıştır.

Yara iyileşmesi lokal olarak üretilen mitojenler ve kemotaktik faktörlerle regüle edilir. Süreç üç önemli olaydan olur: Yara bölgesine inflamatuar hücrelerin hareketi ve fibroblazis, yeni ekstrasellüler matriks ve mikrovaskülarizasyonu içeren granüloza dokusunun olumu, dokunun doğal hücrelerinin proliferasyonu.

Anjiogenezis, iyileşme süreci için önemli bir evre- sidir. İyileşme sürecini hızlanrmak için, büme fak- törlerini de içeren çok sayıda etken ileri sürülmüştür. Bununla beraber bu büme faktörleri anjiogenezisi değtirmeden, iyileşmeyi hızlanrırlar. Bazı araştırı- cılar ise büme faktörlerinin yara iyileşmesinde etkin olmadığını ileri sürmüştür (7).

Diosmin- hesperidin  klinikte alt ekstremite vez yetmezliği ve hemoroid gibi vez sistem hastalıkların- da kullanılan bir ilaçtır. Vez tonusu arttırıcı, kapiller rezistan ve kapiller permeabiliteyi düzenleyici ve len- fatik drena arttırıcı etkileri bilinmektedir. Bunun yanı sıra serbest radikal tutucu ve lökosit adheransını azal- tıcı etkileri olduğunu belirten çalışmalarda mevcuttur.

Duchene-Marullaz      ve    arkadları,    diosmin- hesperidinin serbest radikal aktiviteyi, lökosit fagosi- tozu ile indüklenen kemotaktik reaksiyonu ve serbest radikalleri anlam düzeyde azalttığını göstermişlerdir (8).

Damon ve arkadları, ratlarda kronik doku infla- masyonu  subkutan  granuloma  modelinde  diosmin hesperidinin  etkisi  üzerine  çalışmışlar ve diosmin- hesperidin verilen ratlarda granulomun, yaş ağırğı ile belirlenen  plazma  ektravazasyonunun  kısıtlamasını, granulomun lökositlerce azalmış invazyonunu böylece bağ dokusunda azalmış reaksiyonu göstermlerdir (9) Stucker ve arkadları, kramester kanda yapkla-

rı mikrovasküler  permeabilite çalışmanda diosmin- hesperidin tedavisinin, vasküler permeabilite de iske- mi ve bradikininle indüklenen artışı anlam düzeyde azalttığını göstermlerdir (10).

Di Peri ve Auterinin çalışmanda, diosmin- hesperidinin  kompleman  sisteminin  aktivasyonunu



 

azalttığı in vitro ve in vivo olarak gösterilmtir. Bu etki mekanizmasının,  ilacın antienflamatuar  etkilerinden birini olturduğu ve bu yolla ülser iyileşmesine katkı sağlayabileceği düşünülmüştür (11).

Schoab ve ark. kronik vez yetmezlikli hastalar- da  diosmin-hesperidinle yapkları bir çalışmada en- dotelyal adezyon molekülleri olan VCAM1 ve ICAM1 salınımını  azaltarak, lökosit            adezyon,aktivasyon ve migrasyonunu önleyerek yara iyileşmesini arttırğını ve bununda vez yetmezlikli hastalarda  iyileşme sü- resini kısalttığını göstermlerdir (12).

Korthuis ve ark. fare barsaklarında intestinal iskemi-reperfüzyon hasarı  olturarak  yapkları bir çalışmada barsaklarda oluşan iskemi reperfüzyon ha- sarının  diosmin-hesperidin ile büyük ölçüde azaltıla- bileceğini göstermlerdir (13).

Trent ve ark. kronik vez yetmezlik sonucu vez ülser meydana gelen hastalarda yapkları bir metaa- naliz çalışmanda, konvansiyonel tedaviye ek olarak diosmin hesperidin verilmesinin sadece konvansiyo- nel tedavi edilenlere göre  ülsere bağsemptomların ve ülser boyutlarının hızla azalmanda etkili olduğunu göstermlerdir (14).

Hasanoğlu ve ark. yaptığı bir çalışmada kobayların enfekte cilt yaralarında, sistemik ve topikal olarak uy- gulanan diosmin hesperidinin yara iyileşmesini olum- lu yönde etkilediğini göstermlerdir (15).

Pecking ve ark. meme kanseri  operasyonu sonrameydana gelen üst ekstremite lenfödeminde, diosmin- hesperidinin etkilerini artırdıkları bir çalışmada di- osmin hesperidinin lenfödemdeki lenf akış hızını art- tırarak, intralenfatik ban anlam olarak azalttığı ve ay zamanda interstisyel sıvının kapillerlere geri dö- nüşünü arttırğı, böylece lenfödem tedavisini olumlu etkilediğini göstermlerdir (16).

Dorkina ve ark. kobaylara CCL4 vererek akut hepa- tit olturdukları bir çalışmada, diosmin hesperidinin

100mg/kg dozundhepatoprotektor  etkisi olduğunu göstermlerdir (17).

Hasanoğlu ve ark. enfekte ikinci derece yanıklarda sistemik ve topikal  ol