| |
Bidder
- Tıp Bilimleri Dergisi Yıl 2010 Sayı 2
Bidder Tıp Bilimleri Dergisi
2010
• Cilt: 2 • Sayı: 2
• 15-20
GÖĞÜS
TRAVMALARI:
132 OLGUNUN
DEĞERLENDİRİLMESİ
THORACIC
TRAUMA:
ANALYSIS
OF
132 CASES
Rasih YAZKAN¹, Berkant
ÖZPOLAT²
ÖZET
Amaç:
Acil
servise
başvuran
göğüs
travmalı
hastalarda,
travma
nedenleri,
tanı
tedavi
yöntemleri
ve
sonuçlar
literatür
bilgileri
ile
birlikte
değerlendi- rildi.
Hastalar
ve
Yöntemler:
Kasım
2008-Kasım
2009
tarihleri
arasında
yatırıla-
rak
tedavi
edilen
132
göğüs
travmalı
olgu
(110’u
erkek,
22’si
kadın ve
yaşları
16
ile
85
arasında
değişmekte
olup,
ortalaması
32,6)
geriye
dönük
olarak
de- ğerlendirildi.
Bulgular:
Olguların
85’ini
(%64,4)
künt
travmalar,
47’sini
(%35,6) ise
pe-
netran
travmalar
oluşturmaktaydı.
Künt
travmaların
en sık
sebebi
65
olgu (%49,2)
ile
trafik
kazaları,
penetran
yaralanmaların
en sık
sebebi
ise
27
olgu (%20,4)
ile
delici-kesici
alet
yaralanmaları
idi.
En
sık
rastlanan
göğüs
pato-
lojisi,
kot
fraktürleri
(%39,4) idi
ve
bunların
22’si
(%16,6)
tek,
18’i
(%13,6) çift,
12’si
(%9,1) ise
üç
ve
daha
fazla kot
fraktürü
olup,
39
olguda
(%29,5)
tek
taraflı,
13
olguda
(%9,8) çift
taraflı
idi.
Eşlik
eden
yaralanmalar
toplam
42 (%31,8)
olguda
saptanırken
ve
en sık
görülenler
kafa
(%42,8)
ve
ekstremite (%35,7)
travması
idi.
Olguların
36’sında
(%27,2) semptomatik
tedavi
yeterli
olurken,
82 (%62,1)
olguya
tüp
torakostomi,
6
olguya
(%4,5)
torakotomi,
3 (%2,2) olguya
sternotomi
ve
2 (%1,5)
olguya
laparotomi
uygulandı.
Sonuç:
Göğüs
travmaları
çoğunlukla
tüp
torakostomi
ve
konservatif
yön-
temlerle
tedavi
edilebilir.
Diğer
sistem
yaralanmalarının
multidisipliner
bir
anlayışla
saptanması
ve
torakotomi
kararının
erken
verilmesi
ile mortalite
ve
morbidite
oranları
düşürülebilir.
Anahtar
kelimeler:
Göğüs
yaralanması,
pnömotoraks,
torakostomi,
torako-
tomi.
GİRİŞ
Genç
erişkin
nüfusun
en sık
ölüm
nedenini
oluş-
turmakta
olan
travma,
sıklıkla
trafik
kazaları,
iş
kaza- ları
ve
şiddet
olayları
nedeniyle
görülmekte
olup,
göğüs
travmaları,
kafa
ve
ekstremite
travmalarından
sonra
üçüncü
sırada
yer
almaktadır
(1,2).
Künt
ve
penetran
ABSTRACT
Aim:
Patients
who
applied
to
emergency
department
with
thoracic
trauma
were
evaluated
in
the
light
of
relevant
literature,
considering
etiologic
factors,
diagnostic
and
treatment
modalities
and
outcome.
Patients and
Methods:
Between
November
2008
and
November
2009, 132
patients
(110 male,
22
female
,
age range 16
to
85 with
a
mean
32.6 )
who
admitted
to
hospital
with
chest
trauma
were
analyzed
retrospectively.
Results:
Among
132
patients
85 (64.4%)
had
blunt
and
47 (35.6%)
had
pen- etrating
trauma.
The
most
common
cause
of
the
blunt
trauma
was
traffic
ac- cidents as
occurred
in 65
patients
(49.2%).
Penetrating
traumas
were
mostly
caused
by
assaults
with
sharp
devices as
occurred
in 27
patients
(20.4%). The
most common
chest
pathology
was
rib
fracture
(39.4%).
Single,
double,
triple
or
more
rib
fractures
recorded
in 22
(16.6%), 18
(13.6%) and
12 (9,1%)
patients
respectively.
Among
52
patients
with
rib
fracture
39 (29.5%)
had unilateral
and
13 (9.8%)
had
bilateral
rib
fractures.
Accompanying
traumas
were
recorded
in 42
(31.8%) patients
as
head
(42.8%) and
extremity
(35.7%) traumas
mostly.
Symptomatic
treatment
was enough
in 36
(27.2%)
patients,
in 82
(62.1%)
tube
thoracostomy,
in 6
(4.5%) thoracotomy,
in 3
(2.2%)
ster-
notomy
and
in 2
(1.5%) laparotomy
were
performed.
Conclusion:
Chest
trauma
patients
are
usually
treated
by
tube
thoracostomy
and
conservative
methods.
Early detection
of
the
other
systems
injuries
with
a multidisciplinary
approach
and
the
appropriate
timing
of
the
thoracotomy
decision
may
decrease
mortality
and
morbidity
ratios.
Key
words:
Chest
trauma,
pneumothorax,
thoracostomy,
thoracotomy
yaralanmalar
sonrası
görülen
göğüs
travmalarına
eşlik
eden özofagus,
kalp,
diyafragma
ve
büyük
damar
yara-
lanmaları
nedeniyle
acil
müdahale
gerektirebilir.
(1-3). Tüm
travma
ölümleri
içerisinde,
göğüs
travmalarına
bağlı
ölümler
%25
yer kaplar,
çoklu
organ
yaralanma- sının
olduğu
travmalarda
mortalite
sadece
göğüs
trav-
malarına
göre
2,5 kat
daha
fazladır
(4-6).
Doğru
tanı
Geliş Tarihi/Received:
02/03/2010
Kabul
Tarihi/Accepted:
12/04/2010
İletişim:
Dr.Berkant
Özpolat
Kırıkkale Üniversitesi Tıp
Fakültesi,
Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı
Tel:
0505 8395247
e-posta:
berkantozpolat@yahoo.com
1) Şanlıurfa
Eğitim ve Araştırma
Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği
2) Kırıkkale
Üniversitesi Tıp
Fakültesi,
Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı
ve
uygun
cerrahi
yaklaşım
ile
morbidite
ve
mortalite
azaltılabilir
(1).
Bu
çalışmada
göğüs
travması
nedeniyle
yatırılarak
tetkik
ve
tedavisi
yapılmış
132
olgu
travmanın
etiyolo-
jisi,
gelişen
torasik
ve
eşlik
eden
yaralanmalar,
tanı,
te-
davi
yöntemleri
ve
sonuçlar
literatür
bilgileri
eşliğinde
değerlendirildi.
HASTALAR
VE YÖNTEMLER
Göğüs
travması
nedeniyle
Kasım
2008-Kasım
2009 tarihleri
arasında
132
olgu
yatırılarak
tedavi
edildi.
Ol- gular;
cinsiyet,
yaş,
travma
etiyolojisi,
gelişen
torasik
ve eşlik
eden
yaralanmalar,
uygulanan
tanı
tedavi
yöntem-
leri,
morbidite
ve
mortalite
durumları
açısından
değer-
lendirildi.
Travma
nedeniyle
başvuran
tüm
olgular
acil
serviste
multidisipliner
olarak
değerlendirildi.
Tedavi
öncesi
tüm
olguların
detaylı
fizik
muayeneleri
yapıldı,
kardiyak
yaralanma
nedeniyle
direk
cerrahi
uygulanan
hastalar
dışında
PA
ve
yan
akciğer
grafisi
tüm
olgular-
da
çekildi.
Mediastinal
genişleme,
akciğer
ekspansiyon
kusuru
ve
sternum
fraktürü
saptanan
olgularda
göğüs
tomografisi
ve/veya
ekokardiyografi
incelemeleri
de yapıldı.
Olgular,
travma
tipine
göre
künt
ve
penetran
travmalar
olarak
ikiye
ayrıldı.
Uygulanan
cerrahi
teda-
vi
yöntemleri
tüp
torakostomi,
torakotomi,
sternotomi
ve
laparotomi
idi.
Olgular
travmanın
şiddetine
göre
yoğun
bakım
ya
da
servis
takibine
alındı.
Taburculuk
sonrası
tüm
olgular
aralıklı
olarak
poliklinik
kontrolü-
ne
çağrıldı
ve
mevcut
bulgulara
göre
kontrolleri
sürdü-
rüldü
veya sonlandırıldı.
BULGULAR
Olguların
110’u
(% 83,3)
erkek,
22’si
(% 16,7)
kadın, yaş
aralığı
16
ile
85
arasında
değişmekte
olup,
ortala-
ma
32,6 idi.
Olguların
85’ini
(%64,4)
künt
travmalar,
47’sini
(%35,6) ise
penetran
travmalar
oluşturmaktay-
dı.
Künt
travmaların
en sık
sebebi
65 olguda
(%49,2) trafik
kazası,
penetran
yaralanmaların
en sık
sebebini
ise
27
olguda
(%20,4) delici
kesici
alet
yaralanmaları
oluşturmaktaydı.
Tablo
1’de
olguların
etiyolojiye
göre
dağılımı
görülmektedir.
Yüksekten
düşme
olarak
sı- nıflandırılan
olguların
tamamını,
bölgede
özellikle
yaz aylarında
görülen
damdan
düşmeler
oluşturmaktaydı.
Göğüs
patolojileri
arasında
en sık
rastlanan
patoloji
kot fraktürü
(%39,4)
olarak
tespit
edildi.
Bunların
22’si
(%16,6)
tek, 18’i
(%13,6) çift,
12’si(%9,1)
üç ve
daha
fazla
kot
fraktürü
idi
ve
39
olguda
(%29,5)
tek
taraflı,
13
olguda
(%9,8)
iki
taraflı
olarak
saptandı.
10
olguda
kot
fraktürü
komplikasyonsuz
seyrederken
42 (%80,7)
olguda
pnömotoraks,
hemotoraks
veya
hemopnömo-
Tablo
1-
Göğüs travmalarının
etiyolojisi
|
Etiyoloji |
Olgu
Sayısı
n |
Oran
% |
|
Penetran |
Delici
Kesici
Alet
Yaralanması |
27 |
20,5 |
|
Ateşli
Silah
Yara-
lanması |
20 |
15,1 |
|
Künt |
Trafik
Kazası |
65 |
49,2 |
|
Darp |
12 |
9,1 |
|
Yüksekten
Düşme |
8 |
6,1 |
|
Toplam |
132 |
100 |
toraks
saptandı.
4
olguda
sternum
fraktürü
saptandı
(Tablo
2).
Sternum
fraktürü
olgularında
ekokardiyog-
rafi,
elektrokardiyografi,
CPK-MB
ve
troponin
1
dü- zeyleri
takip
edildi
ve enzim
değerleri
normal
düzeye
düşene
kadar
hastalar
takip
altında
tutuldu.
Yelken
göğüs
5 olguda
tespit
edildi,
bu
olgularda
tek
taraflı
hemopnömotoraks
ve
yaygın
akciğer
kontüzyo- nu
da
mevcuttu.
Olguların
3’ü
göğüs
duvarında
geniş
alanda
paradoks
hareketin
sonucu
solunum
sıkıntısı,
hipoksi,
hiperkapni
nedeniyle
mekanik
ventilatörde
ta-
kip
edildi
ve
mekanik
ventilasyon
tedavisi
göğüs
duvarı
stabilizasyonu
ardından
sonlandırıldı.
Olguların
36’sında
(%27,2)
semptomatik
tedavi
(istirahat,
solunum
fizyoterapisi,
analjezik
tedavisi,
interkostal
blokaj)
yeterli
olurken,
pnömotoraks,
he-
motoraks
ve
hemopnömotoraks
nedeniyle
82 (%62,1)
olguya
tek
ya
da
çift
taraflı
acil
tüp
torakostomi
uygu-
landı.
18
olguda
kafa
travması,
15
olguda
ekstremite,
8 olguda
batin
içi organ
yaralanması
ve
1
olguda
üriner
sistem yaralanması
olmak
üzere
toplam
42 (%31,8)
ol- guda
eşlik
eden
organ
yaralanması
mevcuttu
(Tablo
2).
Altı
(%4,5)
olguya
torakotomi,
3 (%2,2)
olguya
ster-
notomi
ve 2
(%1,5)
olguya
laparotomi
yapıldı.
Delici
kesici alet
yaralanması
nedeniyle
tüp
torakostomi
uy- gulanan,
akut
masif
hemoraji
(ilk
tüp
takılması
sonrası
1000cc
ile
1500cc
arası
kanama)
ve
hipovolemik
şok
bulguları
olan
4
olguya
acil
posterolateral
torakotomi
ile
kanama
kontrolü
ve
parankima
tamiri
yapıldı.
4 penetran
kalp
yaralanması
olgusu
akut
kardiyak
tam-
ponad
ve
hipovolemi
bulguları
nedeniyle
herhangi
bir
tetkik
uygulanmadan
acil
operasyona
alındı
ve miyo-
kard
hasarı
primer
olarak
onarıldı.
Trafik
kazası
son-
rası
3
olgunun
direk
akciğer
grafisinde
batın
içi
organ-
ların
göğüs
boşluğunda
izlenmesi
üzerine
diyafragma
rüptürü
düşünüldü
ve
acil
olarak
2
olguya
laparotomi,
1
olguya
sağ
posterolateral
torakotomi
ile
diyafragma
2010
• Cilt: 2 • Sayı: 2 • 15-20
17
Tablo
2-
Göğüs ve göğüs dışı patolojilerin
dağılımı
|
|
|
|
Olgu
Sayısı
n |
Oran
% |
|
GÖĞÜS
PATOLOJİLERİ |
Kot
Fraktürü |
Tek |
22 |
16,6 |
|
İki |
18 |
13,6 |
|
Üç
ve
daha
fazla |
12 |
9,1 |
|
Tek
taraflı |
39 |
29,5 |
|
Çift
taraflı |
13 |
9,8 |
|
Komplikasyonlu |
42 |
*80,7 |
|
İzole |
10 |
*19,2 |
|
Pnömotoraks |
43 |
32,5 |
|
Hemopnömotoraks |
22 |
16,6 |
|
Hemotoraks |
17 |
12,8 |
|
Hemoperikardiyum |
4 |
3,0 |
|
Akciğer
kontüzyonu |
15 |
11,3 |
|
Cilt
altı
amfizemi |
14 |
10,6 |
|
Diyafragma
rüptürü |
3 |
2,2 |
|
Klavikula
fraktürü |
8 |
6,0 |
|
Sternum
fraktürü |
4 |
3,0 |
|
Skapula
fraktürü |
1 |
0,7 |
|
GÖĞÜS
DIŞI
PATOLOJİLER |
Santral
sinir sistemi
yaralan-
maları |
Yelken
göğüs |
5 |
3,7 |
|
Temporal
kemik
fraktürü |
11 |
8,3 |
|
Subaraknoid
kanama |
2 |
1,5 |
|
Epidural
hematom |
5 |
3,7 |
|
Ortopedik
yaralanmalar |
Üst
ekstremite |
9 |
6,8 |
|
Alt
ekstremite |
6 |
4,5 |
|
Batın
içi
organ
yaralanmaları |
Dalak |
4 |
3,0 |
|
Karaciğer |
2 |
1,5 |
|
Kolon |
2 |
1,5 |
|
Üriner
sistem
yaralanmaları |
Böbrek |
1 |
0,7 |
|
*Kot
fraktürleri
içerisindeki
yüzde |
tamiri
uygulandı.
Yapılan
operasyonların
endikasyon-
ları,
yaklaşım
şekli
Tablo
3’de
görülmektedir.
Yoğun bakım
takibi,
hipovolemi
ve
solunum
sıkın-
tısı
nedeniyle
18
olguya
gerekti.
İki
olguda
pnömoni,
2
olguda
total
atelektazi,
1
olguda
penetran
yaralanma sonrası
kesi
yerinde
cilt
enfeksiyonu
gelişti.
Total
ate-
lektazi
gelişen
1 olguda
fiberoptik
bronkoskopi
ile
ana
bronşu
tıkayan
mukus
tıkaçlar
aspire
edildi
ve
tam
eks-
pansiyon
sağlandı.
Olguların
hastanede
kalış
süreleri
3 ile
52 gün arasında
olup
ortalama
11,3 gün idi.
Ateşli
silah
yaralanması
nedeniyle
sol
anterior
to- rakotomi
yapılan
ve
mortal
seyreden
tek
olguda,
sol
ventrikül
perforasyonu,
sol
akciğer
alt
lob
laserasyonu
ve
torasik
aort
yaralanması
mevcuttu.
TARTIŞMA
Trafik
kazaları
ve
şiddet
olaylarının
giderek
arttığı
ülkemizde
travma
nedeniyle
kaybedilen
insan
sayısı
da
artmaktadır.
Göğüs
yaralanmaları
önemli
hayati
organların
etkilenmesi
ve
kardiyo-respiratuar
sistem
dinamiğinin
bozulması
nedeniyle
diğer
sistemleri
de etkileyen
ve
acil
müdahale
gerektiren
yaralanmalardır
(2,7).
18
Bidder
Tıp Bilimleri Dergisi
Tablo
3-
Operasyon endikasyonları,
etiyoloji
ve
yaklaşım şekli
|
Operasyon
endikasyon-
ları |
Etiyoloji |
Yaklaşın
şekli |
|
Torakotomi |
Sternotomi |
Laparotomi |
|
Penetran |
Künt |
Sağ |
Sol |
|
Masif
kanama |
4 (DKAY) |
-- |
1 |
3 |
-- |
-- |
|
Kardiyak
yaralanma |
4 (3
DKAY,
1
ASY) |
-- |
-- |
1 |
3 |
-- |
|
Diyafragma
rüptürü |
-- |
3 (TK) |
1 |
-- |
-- |
2 |
|
Kısaltmalar;
DKAY.:
Delici
Kesici
Alet
Yaralanması,
ASY.:
Ateşli
Silah
Yaralanması,
TK:
Trafik
Kazası |
Göğüs
travmalarında
uygun
teknikte
ve
pozisyon-
da
çekilen
bir
PA
akciğer
grafisi
göğüs
travmasında
en değerli
ve
hızlı
tanı
aracıdır.
Bilgisayarlı
göğüs
to-
mografisi
akciğer
kontüzyonu,
hemotoraks,
pnömoto-
raks
ve
mediasten
patolojilerinin
değerlendirmesinde
postero-anterior
akciğer
grafisine
üstündür
ve
çoklu
sistemik
yaralanmalı
hastalarda
ilk
tanısal
araç
olarak
kullanılmaktadır
(8).
Serimizde
izole
göğüs
travmala-
rında
hemotoraks,
pnömotoraks
ve
akciğer
kontüzyo-
nunun
değerlendirilmesinde
postero-anterior
akciğer
grafisi
başlangıç
tetkiki
kullanıldı.
Multipl
travmalar-
da
ise
öncelikle
beyin,
göğüs,
üst/alt
abdomen,
pelvis
bilgisayarlı
tomografi
taraması
yapıldı.
Akut
kardiyak
tamponad
ve
hipovolemik
şok
bulgusu
olan
4
penetran
kardiyak
yaralanma
olgusu
ise
herhangi
bir
görüntüle-
me
yöntemi
kullanılmadan
acil
operasyona
alındı.
Değişik
serilerde
göğüs
travmalarının
%70’ini
künt,
%30’unu
penetran
yaralanmaların
oluşturduğunu
ya-
yınlamıştır
(9,10). Kanada’da
yapılan
bir
çalışmada
künt
travmaların
%96,3,
penetran
travmaların
ise
%
3,7
olduğu
bildirilmiştir.
Bu
farlı
sonuçlar
çalışmanın
yapıldığı
bölgeye
ait
farklılıkları
düşündürmektedir
(7). Serimizde
künt
travmalar
%64,4,
penetran
travmalar
ise
%35,6
olarak
tespit
edildi.
Künt
travmaların
en sık
sebebini
65
olgu
(%49,2)
ile trafik
kazaları,
penetran
yaralanmaların
en sık
sebebini
ise
27
olgu
(%20,4)
ile delici
kesici
alet
yaralanmaları
oluşturmaktaydı.
Bölge-
mizde yaralama
olaylarının
sık
görülmedir.
Çalışmada
yer
alan
penetran
yaralanmaların
32’si
(%68,1)
ve
darp
olgularının
8’i
(%66,6)
tarım
arazisi
sulamasının
aktif
olarak
uygulandığı
ilkbahar
ve
yaz döneminde,
düşme olgularının
tamamı
yine yaz döneminde
damda
uyuma
alışkanlığı
nedeniyle
damdan
düşme
şeklinde
görüldü.
Bu
durum
bölgenin
kendine
özgü
mevsimsel
travma
etiyolojisine
sahip
olduğunu
göstermektedir.
Göğüs
travmalarında
en sık
karşılaşılan
bulgu
kot
fraktürleridir
(11). Bu
seride
52
olgu
(%39,4)
ile kot
fraktürleri
birinci
sırada
yer
aldı.
Kot
fraktürlerinde
en
büyük
sorun
ağrı
problemi
idi,
buna
yönelik
olarak
intravenöz
analjezi,
interkostal
blokaj,
epidural
analjezi
ve
hasta
kontrollü
analjezi
gibi
çeşitli
metodlar
kulla-
nıldı
(2). 14
olguda
(%10,6)
tek
taraflı
göğüs duvarında
minimal
cilt
altı
amfizem
görüldü,
bu
olgular
günlük
direk
akciğer
grafisi
ve
kontrol
göğüs
tomografisi
ile
takip
edildiler
ve
3
olguda
pnömotoraks
gelişmesi
üze- rine
tüp
torakostomi
uygulandı.
Konservatif
tedavide
ağrı
kontrolü,
mayi
kısıtlaması,
mukolitik,
ekspektoran
ve
oksijen
tedavisi
uygulandı.
Akciğer kontüzyonu
solunum
yükünü
artıran, intrapulmoner
şunt
ile
hipoksiye
sebep
olan,
alveolo-
kapiller
membran
hasarına
bağlı
olarak
intraalveoler
hemoraji
ve
interstisiyel
ödeme
sebep
olan
(7), yüksek
morbidite
ve
mortaliteye
sahip
bir
klinik
durumdur.
Seride
15
olguda
(%11,4)
akciğer
kontüzyonu
görüldü,
4
olguda
pnömotoraks
eşlik
etmekteydi
ve
cerrahi
mü-
dahaleye
gerek
kalmadan
oksijen
tedavisi
ile
rezorbsi-
yon
sağlandı.
Göğüs
travmalarında
en sık
görülen
intratorasik
patoloji
pnömotoraks,
hemotoraks
ve
hemopnömo-
torakstır
(13)
ve
öncelikle
tüp
torakostomi
ile
tedavi
planı
yapılmalıdır.
Bu
çalışmadaki
olgularda
bu
pa-
tolojiler
saptanan
82 (%62,1)
olgunun
tamamına
ön- celikle
tüp
torakostomi
ve
kapalı
su
altı
drenaj
sistemi
uygulanırken
6 (%4,5)
olguya
acil
torakotomi
yapıldı.
Torakotomi
oranı
künt
travmalarda
%10,
penetran
travmalarda
%20-30’dur. Literatürde
göğüs
travmala-
rında
torakotomi
oranlarının
Yörük
ve
ark
%8,4 (14),
Basoğlu
ve
ark.
%2,9 (6), Tekinbaş
ve
ark
%5,5 (15) ol-
duğu
görüldü.
Yelken
göğüs
genellikle
akciğer
kontüzyonu
ile
bir-
likte
görülür
(12).
Ağrı
kontrolü
ve
mekanik
ventilas-
yon
desteği
gerekmektedir,
takipte
akut
solunum
sıkın-
tısı
sendromu
gelişebilir
ve
anestezi
ve
reanimasyon
ekibinin
desteği
oldukça
önemlidir
(7). Yelken
göğüs
tedavisinde,
göğüs
duvarının
paradoksal
hareketinin mekanik
ya
da
cerrahi
stabilizasyon
ile
engellenmesi
yetersiz
kalabilir,
ağrının
etkili
bir
şekilde
giderilmesi
ve
gerektiğinde
mekanik
ventilatör
desteği
eklenmesi
yöntemlerine
başvurulmalıdır
(2). Seride
multipl
|