|
Bidder - Tıp Bilimleri
Dergisi Sayı 2
Bidder Tıp Bilimleri Dergisi
2010
• Cilt: 2 • Sayı: 2 • 1-4
ANTRAKOANAL
POLİPLİ
15
VAKANIN
GÖZDEN
GEÇİRİLMESİ
THE REVIEW
OF
15
PATIENTS
WITH ANTROCHOANAL
POLYP
Kazım
BOZDEMİR, Ahmet KUTLUHAN,
Mehti ŞALVIZ,
Gökhan YALÇINER, Hüseyin
ÇETİN, Akif Sinan BİLGEN
ÖZET
Amaç:
Kliniğimizde
tedavi
edilen
antrokoanal
polipli
(AKP) vakaların
klinik
sonuçlarını
değerlendirmek.
Hastalar
ve
Yöntemler:
2005-2008 yılları
arasında
opere
edilen
15
antroko-
anal
polipli
olgu
( 11
erkek,
4 kadın,
ort.
yaş 29.3
± 16.7;
dağılım7-64)
çalış- maya alındı.
Tüm
olgulara
genel
anestezi
altında
polibe
yönelik
endonazal
endoskopik
cerrahi
yapıldı.
Dört
olguda
maksiller
sinüs
ostiumu
genişletildi,
bu
olgular
dışında
maksiller
ostium
genişletilmeden
endoskopik
cerrahi
ile
polip
antral
kısmı
ile
birlikte
çıkarıldı.
Bulgular:
Olguların
tümünde
burun
tıkanıklığı
mevcuttu
(%100).
Tüm
ol- gular
endoskopik
endonazal
cerrahi
ile
tedavi
edildi.
İntraopertatif
ve
pos-
toperatif
her
hangi
bir
komplikasyon
gelişmedi.
Olguların
hiçbirinde
nüks
gözlenmedi.
Sonuç:
AKP’in tedavisi
polibin
antral
kısmı
ile
birlikte
komplet
eksizyonu
ile
mümkündür.
Endoskopik
cerrahi,
sağlam
mukozayı
koruması,
AKP’in
ant-
ral
kısmının
eksizyonunu
sağlaması,
yandaş
hastalığın
tedavisini
mümkün
kılması
ve
en
önemlisi
çocuklarda
diş
ve
yüz
gelişimini
bozmaması
nedeniyle
AKP
tedavisinde
etkin
ve
güvenilir
yöntemdir.
Anahtar
kelimeler:
Antrokoanal
polip,
ESC, maksiller
sinüs
obstriksiyonu.
ABSTRACT
Aim:
To
evaluate
clinical
results
of
patients
who
were
treated
for
antrocho-
anal
polyp
in
our
clinic.
Patients
and
Methods:
The
study
included
15
patients
( 11
males,
4 females,
mean
age
29.3 ±
16.7; range
7-64)
who
had
antrochoanal
polyp.
The
patients
were
operated
under
general
anesthesia
by
endoscopic
endonasal
surgery.
Maxillary
sinus
ostiums
were
enlarged
in 4
patients.
Except
these
4
patients
we
excised
the
polyps
and
antral
mucosa
without
enlargement
of
the
os- tium.
Results:
All
the
patients
had nasal
obstruction
(100 %).
All
the
patient
were
treated
with
only
endoscopic
endonasal
surgery.
There
was
not
any
compli-
cation
after
the
operation.
There
was
not
seen
any
recurrent
disease.
Conclusion:
The
principle
of
treatment
of
the
AKP is
total
excision
of
the
polyp
with
the
antral
mucosa.
Endoscopic
endonasal
surgery
lead
to
treat
the
coexisting
disease
with
sufficent
excision
of
the
AKP
and
does
not
impair
maxillofacial
development.
Key
words:
Antrochoanal
polyp,
EES, maxillary
ostium
obstruction
GİRİŞ
Antrokoanal
polip
(AKP) genellikle
çocuklarda
ve
genç
erişkinlerde
görülen
solid
ve
bening
kitlelerdir
(1). AKP, nazal
poliplerin
% 4-6’sını
oluştururlar,
pedi-
atrik
populasyonda
bu
oran
daha
yüksek
bildirilmiştir
(1,2). AKP’ler
bilinmeyen
bir
neden
ile
ödematöz
mak-
siller
sinüs
mukozasından
gelişip
maksiller
ostiumdan
geçerek
nazal
kaviteye,
koanaya
ve
nazofarinkse
ulaşır-
lar
(2,3).
Nadir
olarak
septum,
sfenoid
sinüs
ve
etmoid
sinüslerden
gelişebilirler
(1). Çoğunlukla
tek
taraflıdır,
bazen
iki
taraflı
hatta
septumu
deviye
edecek
kadar
büyük
olabilirler
(4). En
sık başvuru
nedeni
burun
tı- kanıklığıdır
(5). Fizik
muayenede
anterior
rinoskopi
ile
orta
meadan
kaynaklanan
nazal
kaviteyi
kısmi
veya
total
olarak
dolduran,
koanaya
uzanan
tek
bir
polip
olarak
görülür.
Genellikle
maksiler
sinüs
doğal
ostiu-
mundan
çıkarlar
ve doğal
ostium
çoğunlukla
genişle-
miş
olarak
görülür
(1).
Paranazal
sinüs
tomografisinde
(PNSBT)
kemik
destrüksiyonu
yapmayan
maksiler
si- nüste
opak
homojen
kitlenin
aynı
tarafta
nazal
kavite
ve
koanaya
doğru
uzandığı
görülür.
Geliş Tarihi/Received:
13/03/2010
Kabul
Tarihi/Accepted:07/04/2010
İletişim:
Dr.
Kazım Bozdemir
Atatürk
Eğitim ve Araştırma Hastanesi Bilkent
Yolu No: 3 06800
ANKARA / TÜRKİYE
Telefon:
+90 312 2912525
Pbx:4338
e-posta:
kazimbozdemir@gmail.com
Tedavisi
polibin
antral
kısmının
komple
eksizyo-
nu
ile
mümkündür
(6).
Antrokoanal
polip
tedavisinde
polipektomi
sonrası
rekürrens
seyrek
olmayacak
şe-
kilde
rastlanmaktadır
(6). AKP
tedavisinde
endonazal
mikrocerrahi,
endoskopik
cerrahi,
Caldwell-Luc
ve
kombine
yaklaşımlar
uygulanmaktadır
(2,6-8).
Bizim
çalışmamızda,
kliniğimizde
tanı
ve
tedavileri
yapılan
AKP’li
olguların
özellikleri
ve
cerrahi
yaklaşımlar
de- ğerlendirilmiştir.
HASTALAR
VE YÖNTEMLER
Ankara
Atatürk
Eğitim ve
Araştırma
Hastanesi
KBB
kliniğinde
2005
ile
2008
yılları
arasında
opere
edilen
15 antrokoanal
polipli
olgu
(11 erkek,
4 kadın,
ort.
29.3 ±
16.7,
dağılım
7-64) çalışmaya
alındı.
Ameliyat
öncesi
ayrıntılı
anamnez
alındıktan
sonra
KBB
ve
baş
boyun
muayeneleri
yapıldı
(Resim
1).
Allerji
için
olgulara
prick
testi
uygulandı.
PNSBT
ile
cerrahi
sınırlar
tespit
edildi
ve
ayrıcı
tanı
yapıldı
(Resim
2).
Tüm
olgulara

Resim
1-
Antrakoanal polibin
endoskopik görünü-
mü
genel
anestezi
altında
endoskopik
sinüs
cerrahisi
yapıl-
dı.
Ameliyatlarında
kullandığımız
kokain
emdirilmiş
pedler
burun
içine
konulduktan
sonra
orta
konkanın
yapışma
yerinden
başlanarak
unsinat
çıkıntı
önündeki
dört
noktadan
1:100000 lidokain-adrenalin
solüsyonu
enjekte
edildi,
ardından
unsinektomi
yapıldı.
Maksiller
sinüs
ostiumundan
çıkıp
koanaya
doğru
uzanan
polip
maksiller
sinüsten
kaynaklandığı
bölge
300 endoskop-
la
görüldü
ve
sap
kısmından
tutularak
koanaya
doğru
uzanan
polip
çıkarıldı
(Resim 3).
Polipe
ait
herhangi
bir
patoloji
kalıp
kalmadığı
300 endoskopla
kontrol
edildi
ve varsa
polip
kalıntısı
ile
birlikte
polibin
kay-
naklandığı
maksiller
sinüs
mukozası
çıkarıldı.
Olgula-
rın
hiçbirinde
başka
bir
cerrahi
yöntem
kullanılmadı.
Nazal
kaviteye
Merocel
tampon
yerleştirildi
ve
pos-
toperatif
antibiyotik
profilaksisi
verildi.
İki
gün
sonra
tamponlar
alındı.
7. gün
pansuman
yapılarak
kabuklar
temizlendi.
1.
ve
6.
aylarda
kontrol
muayeneleri
yapıldı.
Olguların
takip
süresi
8-12
ay
arasında
değişmektedir.
BULGULAR
Çalışmamız,
yaşları
7
ile
64
arasında
değişen,
or-
talama
29.3
± 16.7 yıl,
11erkek
(%73.4 ),
4
bayan
(
%26.6 )
toplam
15
antrokoanal
polipli
olgudan
oluş-
maktaydı.
6 (%40.0)
olgu 21
yaş
ve
altındaydı,
diğer
11 (%60.0) olgu
21 yaş
üzerindeydi.
Olguların
tümünde
burun
tıkanıklığı
mevcuttu
(%100). İki olguda
horla-
ma (%13.3),
bir
olguda
baş
ağrısı
(%6.66),
bir
olguda
burun
akıntısı
(%6.66), bir
olguda
burun
kanaması
(%6.66) şikayetleri
mevcuttu.
Şikayet
süresi
3
ay
ile
2
yıl
arasında
değişmekteydi.
Olguların
6’sında
polip sağ
maksiller
sinüsten,
9’unda
ise
polip
sol
maksiler
sinüsten
kaynaklanmaktaydı.
Olguların
3’ünde
kronik

Resim
2-
Koronal
planda paranazal sinüs tomo-
grafisi, maksiller sinüsten
kaynaklanıp
nazal kavit- eye
uzanan antrokoanal polip

Resim
3-
Antrakoanal polibin
post-operatif makros-
kopik görünümü
2010
• Cilt: 2 • Sayı: 2 • 1-4 3
sinüzit,
3’ünde
septum
deviasyonu
ve
2’sinde
kronik
tonsillit
ve adenoid
vegetasyon
saptandı.
Pirck
testinde
hiçbir
olguda
pozitif
bulgu
elde
edilmedi.
Tüm olgulara
endonazal
endoskopik
cerrahi
uy-
gulandı.
Olguların
7’sinde
polibin
antrumu
tamamen
kapladığı,
4
olguda
polibin
antrumun
inferior
medi-
al
kısımdan,
4
olguda
ise
posteriordan
kaynaklandığı
görüldü.
Maksiler
sinüs
ostiumun
15
olgunun11’inde
genişlemiş
olduğu
görüldü
ve
ostiuma
yönelik
girişim
yapılmadı,
geri
kalan
4
olguda
ise
ostium
genişletildi.
İntraopertatif
ve
postoperatif
herhangi
bir
kompli-
kasyon
gelişmedi.
Tedavi
edilen
olgularda
nüks
gözlen-
medi.
TARTIŞMA
Killian
1906
yılında
AKP
tarif
etmiş
ve
Kube
1909 yılında
orjin
aldıkları
bölgeyi
daha
ayrıntılı
olarak
bildirmiştir
(7,9). AKP’in
toplumdaki
sıklığı
%0.012 olarak
bildirilmiştir
(10).
Antrakoanal
polipler,
tüm
nazal
poliplerin
% 3.7
– 6’sını
ve
tüm
çocukluk
çağı
po- liplerinin
%7.8- 28’ini
oluştururlar
(11).
Başak
ve
ark.
çocuklardaki
sıklığını
%20.7
olduğunu,
Freitas
ve
ark.
ise
AKP’li
16
olgunun
11’nin
(%68.7) 21
yaşın
altında
olduğunu
bildirmişlerdir
(1,12).
Bizim çalışmamızda
olguların
6’sı
(%40) 21
yaşın altındaydı.
Franche
ve
ark.
29
olguda
kadın
oranını
(erkek/kadın
oranı: 1:1.42)
daha
yüksek
bildirmişlerdir.[13]
Biz
çalışmamızda
erkek
oranını
(erkek/kadın
oranı:
2.7:1)
daha
yüksek
tespit
ettik.
Bilateral
AKP
oldukça
nadirdir
(4).
Bizim
çalışmamızda
olguların
tümü
ünilateraldi.
Antrokoanal
polip
olguları
genellikle
burun
tıka-
nıklığı
şikayeti
ile
başvururlar
(1,8,13).
Burun
tıkanık- lığı
çoğunlukla
tek
taraflı
olmakla
birlikte,
büyük
polip-
lerde
ve
septum
deviasyonu
ile
birlikte
olduğu
zaman
iki
taraflı
olur.
Raji
ve
ark. AKP
olguların
%75’inde,
Freitas
AKP
olguların
%81’inde
tek
taraflı
burun
tıka- nıklığı
olduğunu
bildirmişlerdir
(1).
Bizim
çalışma-
mızda
olguların
tümünde
burun
tıkanıklığı
mevcuttu.
AKP’de
tanı
genelde
açıktır
ve
karakteristik
makrosko-
pik
görünüme
sahiptir.
Anterior
rinoskopide
polipoid
kitle
izlenir.
Daha
büyük
polipler
nazofarinkse
uzanır
ve
posterior
rinoskopi
ile
görülebilir.
Nazofarinksi
kap-
ladığında
diğer
nazofarinks
kitlelerinden
ayırt
edilme-
leri
gerekir.
Yuca
ve
ark.
antrokoanal
polipli
olguların
%21’de
kronik
sinüzit,
%5.3’ünde
adenoid
vegetasyon
ve
hipertrofik
tonsil
bildirmiştir
(9).
Bizim çalışma-
mızda olguların
%20’sinde
kronik
sinüzit,
%13’ünde
adenoid vegetasyon
mevcuttu.
Antrokoanal
polip
etiopatognezi
tam
olarak
bilin-
memekle
birlikte
allerji
ve
enfeksiyon
sorumlu
tutul-
maktadır.
Cook
ve
ark.
antrokoanal
polip
olgularının
%69.7’sinde,
Chen
ve
ark
%50’sinde,
Özcan
ve
ark.
%21.4’ünde,
Franche
ve
ark.
% 31’inde
allerji
saptamış- lar
(2,10,13). Aktaş
ve
ark
ise
12
olgudan
oluşan
çalış-
malarında
allerji
saptamamışlardır
(14).
Çalışmamızda
da
hiçbir
olguda
allerji
tespit
edilmedi.
Bu
bulgularla
allerji
hakkında
yorum
yapmak
mümkün
olmamak-
tadır.
Bastakis
ve
ark.
antrokoanal
poliplerin
¼’ünden
fazla olguda
birden
fazla
sinüste
değişiklik
görüldüğü
bildirilmiştir
(2).
Aktaş
ve
ark.
6
olguda
iki
taraflı,
3 olguda
tek
taraflı
pansinüzit
gözlemişlerdir
(14). Öz-
can
ve
ark.
14
olgudan
oluşan
çalışmalarında
9
olgu-
da
diğer
sinüslerde
enfeksiyon
saptamışlar
(2).
Bizim
çalışmamızda
3
olguda
bir
veya
daha
fazla
sinüste
si- nüzit
saptandı.
Bu
bulgularla
enfeksiyonun
AKP’den
sorumlu
etiyolojik
faktör
olduğunu
söylemek
müm-
kün
değildir
ancak
kronik
sinüzit
ile
ilişkili
olduğunu
düşünmekteyiz.
Antrokoanal
poliplerin
tedavisinde
lezyonun
tama-
mının çıkarılması
tedavinin
temelini
oluşturur
(6).
Po- libe
ulaşılan
cerrahi
yol hep
tartışılmıştır.
AKP’in
antral
kısmının
çıkarılmasında
inferior
mea
yolu
kullanılmış-
tır.
Bu
yöntemle
yeterli
ekspozisyon
sağlanamadığı
gibi
alt
konkadan
sorun
yaratan
kanamalar
oluşmaktadır
(15).
Ancak
kanin
fossadan
yapılan
maksiller
antroto-
mi,
polibe
müdahale
için
daha
geniş
bir
ekspozisyon
sağlamaktadır
(7). Bu
yöntem,
maksillofasiyal
bölge-
nin
ve
dişlerin
gelişimini
bozması
nedeniyle
AKP’in
sık
rastlandığı
çocuklarda
kullanılamamaktadır
(6).
Yüzde ödem
ve
his
kaybı,
iyileşme
süresinin
uzaması
diğer
dezavantajları
arasındadır
(2). Endoskopinin
kli- nik
kullanıma
girmesi
nedeniyle
AKP
tedavisinde
en- doskopik
endonazal
tedavi
uygulanmaya
başlanmıştır. Kamel
22 AKP’li
olgunun
endoskopik
yöntemle
açılı
aletler
kullanarak
lezyonun
nazal
ve
antral
kısmını
en- donazal
çıkarıldığını
ve
nüks
gelişmediğini
bildirmiştir
(7). Endoskopik
cerrahinin
maksiller
sinüs
mukozası-
nı
koruduğu
için
mukosiliyer
klerensin
erken
dönem-
de
iyileştiğini
bildirmiştir
(7). Endoskopik
cerrahi
ile
maksillofasiyal
ve
diş
gelişimi,
yüzde
ödem,
his
kaybı
gibi
komplikasyonlar
oldukça
azalmıştır.
Ancak
endos-
kopik
orta
mea
yolu
ile
maksiller
sinüsün
anterior
ve inferior
kısmından
kaynaklanan
AKP’lere
ulaşım ol-
dukça
güç
olmaktadır.
Bu
nedenle
endoskopik
cerrahi
ile diğer
yöntemler
kombine
edilmiştir.
El-Guindy
ve
Mansour
kanin
fossa
ile
orta
mea
yolu
kombine
ede-
rek
polibin
antral
kısmına
ulaşımı
bildirmişlerdir
(15). Hong
ve
ark.
endoskopi
ile
transkanin
mikrodebrideri
kombine
etmişler
ve
nüks
ile
karşılaşmamışlardır
ve
bu
yöntemle
maksiller
sinüs
anterior
duvara
ulaşımın
güç olduğunu
bildirmişlerdir
(8).
Bu
yöntemin
maksillo-
fasiyal
gelişmeyi
bozmayacağını
savunmuşlar
ve
mak-
silla
üzerinde
hafif
şişlik
dışında
herhangi
bir
komp-
likasyon
oluşmadığını
bildirmişlerdir.[8]
Sato
ve
ark.
inferior
meadan
antrotomi
sonrası
buradan
düz
ve
açılı
CO2
lazer,
mikrodebrider
kullanmışlar
ve
tüm
olgular-
da
polibin
kaynakladığı
noktayı
vaporize
ederek
total
eksize
etmişler
ve
nüks
ile
karşılaşmamışlar
(6). Biz
vakalarımızın
tamamında
endonazal
endoskopik
cer- rahi
uyguladık.
Olguların
dört
tanesinde
polibin
kay-
naklandığı
bölgeye
ulaşımı
sağlamak
amacı
ile
maksil-
ler sinüs
ostiumu
genişletildi
ve
böylece
tüm
poliplerin
kaynaklandığı
bölgeye
müdahale
imkânı
sağlandı.
Endoskopik
uygulanan
çalışmalarda
nüks
oranı
% 0
ile
% 17.3
arasında
değişmekte
olup
(1,2,7,13); Caldwell-Luc,
kanin
fossa
antrotomi
ve
endoskopik
endonazal
yöntemle
maksiller
antrotominin
kombine edildiği
yöntemlerde
nüks
oranı
% 0
ile
% 4.7
arasında
değişmektedir
(6-8).
Bu
bulgular
seçilen cerrahi
yönte-
min
nüks
de önemli
bir
faktör
olduğunu
göstermekte-
dir.
Ancak
açılı
görüntü
sağlayan
endoskoplar
ve
açılı
aletler
kullanılarak
yeterli
maksiller
sinüs
ostiumu
ge- nişletilerek
AKP’in
endoskopik
tedavisin
yeterli
olduğu
kanısındayız.
Biz
çalışmamızda
nüks
ile
karşılaşmadık.
Ancak
endoskopik
yöntemle
ulaşılamayan
durumlarda
kanin
fossa
antrotomi
ya
da
sinoskopi
uygulanabilir.
Uslu
ve
ark.
antrumun
temizlendiğinden
emin
olun-
madığı
durumlarda
kanin
fossadan
sinoskopi,
onunda
yeterli
olmadığı
vakalarda
Cadwell-Luc
ameliyatı
ya- pılması
gerektiğini
savunmuşlardır
(16).
Sonuç
olarak;
endoskopik
cerrahinin
minimal
inva- ziv
olması,
AKP’in
antral
kısmının
yeterli
görüş
altında
eksizyonunu
sağlaması,
yandaş
hastalığın
tedavisini
mümkün
kılması
ve
çocuklarda
diş
ve
yüz
gelişimini
bozmaması
nedeniyle
AKP
tedavisinde
etkin
ve
güve-
nilir
bir
yöntemdir.
Ancak
antrumun
temizlendiğin-
den emin
olunmayan
durumlarda
transkanin
sinüso-
tomi
ya
da
Caldwell-Luc
opreasyonu
uygulanabilir.
KAYNAKLAR
1. Freitas
MR,
Giesta
RP,
Pinheiro
SD,
Silva
VC.
Antrochoanal
polyp:a
review
of sixteen
cases. Rev
Bras
Otorrinolaringol
2006;72:831-7.
2. Özcan
C, Ünal
M,
Görür
K,
Pata
YS.
Antrakoanal
polipli
14
olgunun
incelenmesi.
KBB
İhtisas
Derg
2002;9:188-92.
3.
Kurukahvecioğlu
S,
Yardımcı
S,
Uzun
H,
Akman
E.
Antrochoanal
polys:
analysis
of
18
Cases. KBB-
BBC
Derg
2006;5:1-3.
4. Basu
SK,
Bandyopadhyay
SN,
Bora
H.
Bila-
teral
antrochoanal
polyps.
J
Laryngol
& Otol
2001;115:561-2.
5. Yılmaz
İ,
Yılmazer
C,
Yavuz
H,
Gençay
S,
Bal
N, Özlüoğlu
LN.
Antrokoanal
polipli
çocuğun
teda-
visi.
KBB-BBC
Derg
2003;2:1-3.
6.
Sato
K, Nakashima
T.
Endoscopic
sinüs
surgery
for
chronic
sinüsitis
with
antrachoanal
polyp.
Laryngoscope
2000;110:1581-3.
7.
Kamel
R. Endoscopic
transnasal
surgery
in
ant-
rochoanal
polyp.
Arch
Otolaryngol
Head
Neck
Surg
1990;119:841-3.
8.
Hong
SK,
Min
YG,
Kim CN,
Byun
SW.
Endosco-
pic
removal
of
the
antral
portion
of
antrochoanal
polyp
by
powered
instrumentation.
Laryngoscope
2001;111:1774-8.
9.
Yuca
K,
Bayram
İ, Kıroğlu
F,
Etlik
Ö,
Çankaya
H, Sakin
F,
Kırış
M.
Evaluation
and
treatment
of
ant-
rochoanal
polyps.
J
Otolaryngol
2006;35:420-3.
10. Cook
PR,
Davis
WE, McDonald
R,
McKinsey
JP.
Antrochoanal
polyposis:
a
review
of
33
cases.
ENT J
1993;72:404-10.
11.
Yanagisawa K,
Coelho
DH,
Yanagisawa E. Endos-
copic
removal
of
the
antral
and
choanal
portions
of
an
antrochoanal
polyp.
ENT J
2005;84:194-5.
12.
Başak
S,
Karaman
CZ,
Akdilli
A,
Metin
KK. Sugi-
cal
approaches
to
antrochoanal
polyps
in
children.
Int
J
Pediatr
Otorhinolaryngol
1998;17:368-73.
13.
Franche
GLS,
Granzotto
EH,
Borba
AT,
Hermes
F,
Saleh
CS,
Souza
PA.
Endoscopic
polypectomy
with
middle
meatal
antrostomy
for
antrochoa-
nal
polyp
treatment.
Rev
Bras
Otorrinolaringol
2007;73:689-92.
14.
Aktaş
D,
Yetişer
S,
Gerek
M,
Kurnaz
A,
Can
C,
Ka- ramanoğlu
M.
Antrochoanal
polyps: analysis
of
16 cases.
Rhinology
1998;36:81-5.
15.
El-Guindy
A, Mansour
MH. The
role
of
transca-
nine
surgery
in
antrochoanal
polyps.
J
Laryngol
Otol
1994;108:1055-7.
16.
Uslu
S, İleri
F,
Sezer
C, Asal
K,
Köybaşıoğlu
A,
İnal
E.
Koanal
polipler:
orjin,
mikroskopi
ve
yaklaşım.
KBB-BBC
Derg
1999;7:79-84.
|