| |
Bidder -
Tıp
Bilimleri Dergisi Yıl 2010 Sayı 1
34Bidder Tıp Bilimleri Dergisi
2010 • Cilt: 2 • Sayı: 1 • 34-36
YAŞLI BİR HASTADA KARDİYAK KOMPLİKASYONSUZ VENTRİKÜLER SEPTAL
DEFEKT: OLGU SUNUMU
VENTRICULAR SEPTAL DEFECT WITHOUT CARDIAC COMPLICATIONS IN AN
ELDERLY PATIENT: CASE REPORT
Ümit KERVAN, Mehmet Ali ÖZATİK,
Anıl ÖZEN, Binali MAVİTAŞ, Mustafa PAÇ
OLGU SUNUMU
CASE REPORT
ÖZET
Ventriküler septal defektler (VSD) en sık görülen konjenital
kalp defekti-dir. VSD’ler farklı lokalizasyonlarda,
büyüklüklerde ve de bunlara göre fark-lı kliniklerde karşımıza
çıkar. Birliktelikdeki lezyonlar patofizyolojik yönden önemli
rol oynar. Sık görülen bir konjenital anomali olması nedeniyle,
üze-rinde çok çalışılmış ve çeşitli sınıflamalar yapılmıştır.
Defekt genellikle 2 ya-şına kadar kendiliğinden kapanır. Eğer
defekt kapanmaz ise endokardit, arit-mi, kalp yetmezliği, aort
yetmezliği ve pulmoner hipertansiyon gelişme riski vardır.
Burada 64 yaşında kardiyak komplikasyonu olmayan subaortik tipte
VSD’si olan erkek hasta sunulmuştur.
Anahtar kelimeler: Ventriküler septal defekt, yaşlı hasta,
komplikasyon
ABSTRACT
Ventricular septal defect (VSD) is the most frequent congenital
heart defect. VSDs vary greatly in location, clinical
presentation, associated lesions, and natural history. The
associated lesions play an important role in the patho-physiological
consequences. Because of its high prevalence, ventricular septal
defects have been widely investigated and numerous
classifications reported. Spontaneous closure frequently occurs
in children, usually by 2 years of age. If the defect does not
close, the patient can develop endocarditis, arrhyth-mias, heart
failure, aortic regurgitation, and pulmonary hypertension. This
case report describes a 64-year-old patient with diagnosed
subaortic type VSD without secondary cardiac complications.
Key words: Ventricular Septal Defect, old patient, complication
GİRİŞ
Ventriküler septal defekt (VSD) çocukluk çağında en sık görülen
konjenital kalp hastalığıdır (1). Genel-likle 2 yaşına kadar
spontan kapanması beklenir (2). İleri dönemde tedavi edilmemiş
VSD’li hastalarda en-dokardit, aritmi, aort kapak disfonksiyonu,
kalp yet-mezliği ve pulmoner yatağın bozulmasıyla daha cid-di
bir durum olan Eisenmenger kompleksi bildirilmiş-tir (3).
Hastalar en sık ikinci veya üçüncü dekatta pul-moner yatağın
bozulmasına bağlı olarak kaybedilir (4).
Bu yazımızda 64 yaşında kardiyak komplikasyonu olmayan subaortik
VSD tanısıyla takip edilen hastamı-zı literatür bilgileri
ışığında sunmayı amaçladık
OLGU SUNUMU
64 yaşında erkek hasta kliniğimize yaklaşık üç yıl-dır mevcut
olan nefes darlığı, öksürük, çarpıntı ve son zamanlarda egzersiz
intoleransı şikayetleri ile başvur-du. Hastanın sorgulanan
hikayesinde kronik obstrüktif akciğer hastalığına bağlı olarak
inhaler steroid ve be-tamimetik ilaçlar kullanımı mevcuttu.
Fonksiyonel ka-pasitesi New York Heart Association’a (NYHA) göre
klas 2-3 idi. Arteriyel kan basıncı 130/90 mmHg, na-bız 80 atım/dk
idi. Fizik muayenesinde mezokardiyak bölgede 3-4/6 sistolik
üfürüm ve yaklaşık 4-5 cm palpe edilen hepatomegalisi mevcuttu.
Batında asit, perife-rik ödem, digital clubbing yoktu.
Elektrokardiyogram-da ritm atriyal fibrilasyon ve
teleradiyografide kardi-
Geliş Tarihi/Received: 12/11/2009 Kabul Tarihi/Accepted:
19/01/2010
İletişim:
Dr. Ümit Kervan
Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği,
Ankara, Türkiye
Telefon: + 90 505 256 44 38 e-mail: drukervan@yahoo.com
yotorasik oranda artış mevcuttu. Transtorasik ekokar-diyografide
subaortik VSD (gradiyent: 65mmHg), sol ventrikül diyastolik
çapı: 5,1 cm, sistolik çap: 3,2 cm, ejeksiyon fraksiyonu: % 62,
fraksiyonel kısalma: %33, pulmoner arter basıncı: 55 mmHg, sol
atriyal çap: 5,2 cm, 2. derece triküspit yetmezliği mevcudiyeti
saptan-dı. (Resim 1,2)
Hastaya koroner anjiografi ile kardiyak kateter ya-pıldı.
Koroner arterler normal idi. Kateterde şant ora-nı 2 olan
subaortik yerleşimli ventriküler septal defekt görüldü. Pulmoner
arter basıncı 60 mmHg ölçüldü. VSD tanısı nedeniyle operasyon
kararı verildi. Ope-rasyonda median steernotomiyi takiben,
klasik aorto-bikaval kanülasyon yapıldıktan sonra triküspit
kapağın kontrolünü yapmak için sağ atriyotomi yapıldı. Suba-ortik
yerleşimli VSD görüldü. Yaklaşık 2-3 cm2 politet-rafloroetilen (PTFE)
yama ile VSD tamir edildi. Puar ile sağ ventrikül doldurularak
triküspit kapağın koap-tasyonu kontrol edildi. Yeterli
koaptasyon olduğu gö-rülünce müdahale edilmedi. Komplikasyonsuz
yoğun bakıma alınan hasta postop 2. gün servise alındı. Pos-toperatif
7. gün problemsiz taburcu edildi.
TARTIŞMA
Yetişkin hastalarda VSD’lerin spontan kapanması oranı yaklaşık
%10 olarak bildirilmiştir (5,6). İlerleyen yaşlarda semptomlar
şantın etkisine bağlı olarak de-ğişir. Elimizde yetişkin çağdaki
VSD’lerin kapatılması hakkında operatif, postoperatif ve
özellikle de operas-yon sonrası uzun dönem takipler ile ilgili
çok az bil-gi mevcuttur. Yetişkinlerde soldan sağa şant nedeniy-le
sol atriyum, her iki ventrikül ve pulmoner arterlerde volüm yükü
gelişir (6,7). Bu volüm yüklenmesine bağ-lı olarak da semptomlar
ortaya çıkar. Küçük çaplı de-fektler asemptomatik olabilir.
Ancak bu tür persistan defektler endokardit, aritmi, kalp
yetmezliği, aort yet-mezliği ve pulmoner hipertansiyon gibi
klinik durum-ların oluşmasına zemin hazırlarlar (7). Bakteriyel
en-dokardit sıklığı yaklaşık olarak yıllık %0,1-0,3 olarak
bildirilmiştir (6). Bu oran küçük defektlerde daha faz-ladır.
Yaşamın ikinci ve üçüncü dekatlarındaki VSD’li hastalarda geriye
dönüşümü olmayan pulmoner vaskü-ler obstrüktif hastalık veya
Eisenmenger Komplesi ge-lişme oranı %10-15 arasında
bildirilmiştir (4,8). Ayrı-ca Bloomfield (9) tarafından küçük
çaplı VSD’li has-talarda kalp yetmezliği kliniği de tarif
edilmiştir. Bi-zim hastamızı ilginç kılan, ilerlemiş yaşına
rağmen bu tür komplikasyonlara rastlanılmamış olmasıydı. Hasta o
zamana kadar kardiyak hastalığı olduğunu da bilmi-yordu.
Hastanın kronik obstrüktif akciğer hastalığı ile ilgili
semptomları daha ön planda idi.
Sonuç olarak VSD’li hasta nadirende olsa, herhan-gi bir
komplikasyon gelişmeksizin ileri yaşlara ulaşa-bilir. Bu
hastalar, pulmoner vasküler hastalık gelişimi söz konusu değil
ise cerrahi olarak başarıyla tedavi edi-lebilir.
KAYNAKLAR
1. Moller JH, Moodie DS, Blees M, Norton JB, Nouri S.
Symptomatic heart disease in infants: compari-son of three
studies performed during 1969-1987. Pediatr Cardiol
1995;16:216-22.
35
2010 • Cilt: 2 • Sayı: 1 • 34-36
Resim 2- Transtorasik Ekokardiyografi: Triküspid yetmezliği
RA: Sağ atriyum, RV: Sağ ventrikül
Resim 1- Transtorasik Ekokardiyografi: Subaortik ventriküler
septal defekt
RA: Sağ atriyum, RV: Sağ ventrikül, LA: Sol atriyum, LA: Sol
ventrikül, VSD: Ventriküler septal defekt
36Bidder Tıp Bilimleri Dergisi2. Ammash NM, Warnes CA.
Ventricular septal de-fects in adults. Ann Intern Med
2001;135:812-24.
3. Minette MS, Sahn DJ Ventricular septal defects. Circulation
2006;114:2190-7.
4. Neutze JM, Ishikawa T, Clarkson PM, Calder AL, Barratt-Boyes
BG, Kerr AR. Assessment and follow-up of patients with
ventricular septal defect and elevated pulmonary vascular
resistance. Am J Cardiol 1989;63:327-31.
5. Gabriel HM, Heger M, Innerhofer P, et al. Long-term outcome
of patients with ventricular sep-tal defect considered not to
require surgical closure during childhood. J Am Coll Cardiol
2002;39:1066-71.
6. Raap GB, Meijboom FJ, Kappetein P, et al. Long-term follow-up
and quality of life after closure of ventricular septal defect
in adults. Eur J Cardiot-horac Surg 2007;32:215-9.
7. Erdil N, Birincioğlu CL, İşcan HZ, et al. Early and late term
results in surgıcal tradement of ısolated ventrıcular septal
defects. Turk Klinik J Cardiol 2000;13:83-90.
8. Clarkson PM, Frye RL, DuShane JW, Burchell HB, Wood EH,
Weidman WH. Prognosis for pati-ents with ventricular septal
defect and severe pul-monary vascular obstructive disease.
Circulation 1968;38:129-35.
9. Bloomfield DK. The natural history of ventricular septal
defect in patients surviving infancy. Circu-lation
1964;29:914-55.
|
|